Türkiye'nin havacılık ve savunma sanayii son on yılda büyük bir ivme kazandı. TUSAŞ, TEI, ASELSAN, Roketsan ve Baykar gibi ana yüklenicilerin büyüyen tedarik zinciri, artık KOBİ ölçeğindeki imalatçılardan da uluslararası kalite standartlarına uyum talep ediyor. Bu talebin merkezinde tek bir standart var: AS9100. Bir firma AS9100 belgesine sahip değilse, bugün havacılık tedarik zincirine girmesi pratikte mümkün değil. Ama belge almak bir bitiş çizgisi değil — uygulamanın başlangıcı. Bu yazıda AS9100'ün ne olduğunu, ISO 9001'den hangi noktalarda ayrıldığını ve Türk KOBİ'lerin bu sisteme nasıl yaklaşması gerektiğini, saha tecrübemiz üzerinden anlatıyoruz.
AS9100, IAQG (International Aerospace Quality Group) tarafından yayımlanan, havacılık-uzay ve savunma sektörüne özgü bir kalite yönetim sistemi standardıdır. Temeli ISO 9001'e dayansa da üzerine sektörün kritik gereksinimleri — konfigürasyon yönetimi, risk temelli düşünme, ürün güvenliği, sahte parça önleme, proje yönetimi, izlenebilirlik — eklenmiştir. Standardın güncel revizyonu AS9100D (2016), sürece yaklaşım ve risk bazlı düşünmeyi sistemin omurgası haline getirmiştir. Dünyada 20.000'den fazla tesis AS9100 sertifikasına sahiptir ve Boeing, Airbus, Rolls-Royce, Lockheed Martin gibi OEM'ler tedarikçi ön şartı olarak bu belgeyi talep eder.